Ana Sayfa Kültür/Sanat Salgın Filminin Koronavirüs Kehanetleri Doğru Mu ?

Salgın Filminin Koronavirüs Kehanetleri Doğru Mu ?

Yazar Bekir Göktuğ

Merhabalar Sevgili İNÖNÜ GÜNCEL Ailesi, bugün sizlere evlerimize kapandığımız bu süreçte gerek sosyal medyadan olsun gerekse çevremizdeki arkadaşlarımızdan koronavirüsüne dair çeşitli varsayım,tahmin,kehanet haberleri duyduk. Bunlardan bir tanesi Amerikan yapımı SALGIN isimli bilim kurgu, gerilim türündeki filmin her şeyi doğru tahmin ettiği yönündeki söylentiler.

Peki gerçekten de bahsedildiği gibi bu film günümüzdeki krizi doğru tahmin ediyor mu ? Gelin filmin kısa tarihçesiyle birlikte detaylı analizine bakalım…

Şu anda indirilme ve izlenme rekorları kıran, Scott Z. Burns’ün yazıp Stephen Soderbergh’ün yönettiği ve 2011’de gösterime giren film, dünya çapında 26 milyon insanın ölümüne yol açan kurgusal bir hastalığın hikayesini anlatıyor.

Dağıtıcısı Warner Bros, filmin şu anda Harry Potter serisinden sonra kataloglarında en çok rağbet gören film olduğunu duyurdu. Karşılaştırma yapmak gerekirse film, koronavirüs dünya çapında henüz yayılmadan, Aralık 2019’da şirketin en popüler filmler listesinde 270. sıradaydı.

Salgın şu anda hem Amazon Prime hem de iTunes’da en çok tıklananlar arasında ayrıca bazı torrent sitelerinde en çok indirilen 4 film arasında.

Filmin üst düzey oyuncu kadrosunda Matt Damon, Gwyneth Paltrow, Jude Law, Laurence Fishburne, Kate Winslet, Marion Cotillard ve Jennifer Ehle bulunuyor.

Gerilim filmi, ölümcül bir virüsün dünya çapında yayılmasını, Matt Damon’ın canlandırdığı, kızını korumaya çabalayan babadan salgının bir adım önünde kalabilmek için uğraşan Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi Müdürü Dr. Ellis Cheever’a (Laurence Fishburne), çok sayıda karakterin gözünden anlatıyor. Salgın’ın ilk elden aldığı yorumlar da genel itibarıyla iyiydi. Film şimdi Rotten Tomatoes’da “yüzde 85 Fresh” eleştiri reytingine sahip.

Koronavirüs dünya çapında yayılmaya başladığı anda insanlar Salgın’la benzerlikler bulmaya başladı. Çekimleri devam ederken Damon ve Soderbergh filmle alakalı yorum yapmış, meselenin “ihtimal değil, zaman” meselesi olduğunu söylemişlerdi. Salgın şu sıralar internet yayını üzerinden izleyen sayısında bir artış kaydetti. İnsanlar muhtemelen koronavirüsle benzerliklerini merak ediyor.

Şimdi bakalım Steven Soderbergh’in öngörüsü kuvvetli filmin tahminlerinden hangileri doğru, hangileri yanlış çıktı? Salgın bir yandan küresel bir salgını ve yayılma hızını doğru kestirse de, o dönem için filmin yanlış tahmin ettiği veya hiç tahmin edemediği öğeler de var.

Doğru: Asya Kökenli

Koronavirüsün Çin’in Hubei bölgesindeki Vuhan kentinden çıktığı belirtiliyor. Salgın’da, daha sonra MEV-1 adı verilen virüs Beth Emhoff’un (Gwyneth Paltrow) Hong Kong’dan yerli bir aşçıyla teması üzerinden yayılmaya başlıyor. South China Morning Post’un iddiasına göre koronavirüsün mevcut türü Vuhan’da ilk kez Kasım 2019 gibi bir tarihte görülmüş olabilir ve görünüşe göre Çin hükümeti durumu gizlemek için ciddi bir çaba sarf edip insandan insana bulaşmayı 2020 Ocak ortasına kadar doğrulamamış. Salgın’da, Dünya Sağlık Örgütü’nden salgın uzmanı Dr. Leonora Orantes (Marrion Cotillard) virüsün yayılmasını çıkış noktası olan Hong Kong’da durdurmak istediğinde Çin hükümetinden benzer bir dirençle karşı karşıya kalıyor.

Yanlış: Son Derece Öldürücü

Hollywood filmlerinde son derece öldürücü virüs çok, Salgın da istisna değil. Beth Emhoff ilk ölenler arasında; virüsün bulaşmasından yalnızca 48 saat sonra kaldırıldığı hastanede geçirdiği nöbetler sonucu ölüyor. MEV-1 ileri seviyede bulaşıcı ve öldürücü. Bu da gerçekte virüslerde sık görülen bir şey değil. Salgın’da, filmin bilim insanları MEV-1’in yüzde 25 ile yüzde 30 arasında ölüm oranına sahip olduğunu ve her 12 kişiden birine bulaşacağını öngörüyor.

Gerçekte koronavirüs kolaylıkla bulaşabiliyor fakat filmdekine kıyasla yüzde 3 ile yüzde 4 gibi düşük bir ölüm oranına sahip. Filmde MEV-1’in neticede ayrım yapmaksızın etkilediği nüfusun aksine koronavirüs için risk grubu, ileri yaşlı insanlarla solunum yolları veya ilgili fonksiyonlarında sağlık sorunu olanlar. Elbette küresel bir ölçekte yüzde 3 ile yüzde 4 ölüm oranının hiç şakası yok.

Doğru: Hayvan Kökenli

Salgın’da Dr. Ally Hextall (Jennifer Ehle), “Dünyanın bir yerinde, yanlış yarasa, yanlış domuzla yan yana geldi” diyor. MEV-1’in virütik dizilemesinde hem domuz, hem de yarasa sekansları buluyor. Bu da virüsün hayvan kökenli olduğunu kanıtlıyor. Benzer bir tanım Kovid-19 için de geçerli olabilir. Diğer hayvanlarda da olmakla beraber koronavirüs yarasalarda yaygın, kesin kökenler henüz belirsizken bilim insanları, insanlara ilk bulaşmaların virüslü deniz ürünlerinden geldiğinden şüpheleniyor.

Yanlış: İlk Önce Gençler Ölüyor

Salgın’da virüsten ilk önce şiddetli şekilde etkilenen ve ölenler genç bir Doğu Avrupalı model olan Beth Emhoff’la Hong Kong’daki bir kumarhanenin 20’li yaşlarının başında görünen garsonlarından biri. Gerçekte durum bu olmadı, gençlerin bu koronavirüsü daha çok mevsimsel grip gibi geçirmesi daha olası. Virüsün maalesef ölümcül etkilerine karşı savunmasız olanlar ileri yaşlılarla mevcut sağlık sorunları olanlar.

Doğru: Temasla Bulaşıyor

Sinir bozucu düzeyde ürkütücü bir dizi sahnede, Salgın’da virüsü taşıyan insanlar amansızca bir şeylere dokunuyor, kamera pis, yağlı parmakların dokunup, bir sonraki insanın dokunduğunda farkında olmadan alacağı MEV-1 zerreleri bıraktığı bir noktadan öbürüne geçiyor. Virüsün, filmin en sonunda gösterilen ilk geçişi de, enfekte olmuş domuzu yemek için hazırlayan aşçının Hong Kong’da Beth’in elini sıkmasıyla gerçekleşiyor.

Gerçekte de koronavirüs benzer şekilde “cansız nesneler,” patojeni tutabilecek herhangi bir yüzey üzerinden geçiyor. Masalar, tırabzanlar ve diğer bir dizi gündelik obje Kovid-19 içeren zerreleri tutabilir. Salgın esnasında sosyal mesafenin bu denli önemli olmasının nedeni bu.

Doğru: Sahte Peygamberler

Her filmin bir kötü karaktere ihtiyacı vardır, Salgın da farklı değil. Paranoyak blog yazarı Alan Kumweide (Jude Law), halka yanlış bilgi yaymaya çalışıyor, MEV-1’le ilgili sahte semptomlar ortaya atıyor ve Forsythia adında bir ilacın hastalığı iyileştirdiği şeklinde bir yalanı yayıyor. Okur sayısı 10 milyona ulaşıyor, Forsythia’yı üreten şirketten de yüklü bir ücret alıyor. İzleyenlerin yüreğine su serpen bir sahnede nihayet durduruluyor ve hükümet onu komploculuktan ve dolandırıcılıktan tutukluyor.

13 Mart 2020 gibi yakın bir tarihte adı çıkmış komplo bloggerı Alex Jones’a, koronavirüsü öldürdüğünü iddia ettiği diş macununu radyo programı üzerinden pazarlamasına son vermesi söylendi. The New York Times yakın zaman önce Jones’un New York Başsavcılığından ihtarname aldığını haberleştirdi. Avukatı aracılığıyla açıklama yapan Jones, hakkındaki tüm iddiaları reddetti.

Doğru: Aşı Geliştirme

Salgın’ın sonunda, virüs yayılmaya devam ederken, Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi’nden Dr. Hextall, MEV-1 aşısını kendi üzerinde deniyor. Neyse ki aşı başarılı oluyor ve aşının önce kime yapılacağını seçmek için kura çekiliyor. Öte yandan, filmin sonunda dünya çapında 26 milyon insan ölmüş durumda. Neyse ki krizin yıkıcı etkilerine karşın koronavirüs henüz bu ölçüde bir insan kaybına neden olmadı ve bilim insanları etkili ve güvenli bir tedavi bulmak için çalışmaya devam ediyor…

KAYNAK

Screen Rant
https://www.independentturkish.com

Bu makalenin kısa URL'si: https://inonuguncel.com/EEmW6

İlgili Yazılar

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Onayla Daha Fazla Oku